Kerevit Kuluçkahanesinin bilinmeyenleri..

20 Nisan 2015 16:00

Geçtiğimiz Perşembe günü Eğirdir ilçesinde düzenlenen bir törenle hizmete giren Kerevit Araştırma Merkezi ve Kerevit Kuluçkahanesi, Avrupa'nın ve Ülkemizin en büyük kapalı devre tesislerinden biri olma özelliğini taşıyor.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına bağlı Eğirdir Su Ürünleri Araştırma İstasyonu Müdürlüğü'nde Avrupa'nın en büyük kapalı devre kuluçkahanesinin kuruluşu tamamlanarak hizmete girdi. 

2015 yılı itibariye faaliyete geçen kuluçkahane toplam 2,5 milyon liraya mal edilerek, 334 bin TL'si Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı, geri kalanı ise Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü ve Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü'nce karşılandı.

Yetkililer, tesisin genel özellikleri ile ilgili olarak şöyle bilgi verdi; “Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına bağlı Eğirdir Su Ürünleri Araştırma İstasyonu Müdürlüğü'nde Avrupa'nın en büyük kapalı devre kuluçkahanesinin kuruluşu tamamlandı. 2015 yılı itibariye faaliyete geçen kuluçkahane toplam 2,5 milyon liraya mal edilmiş olup, 334 bin TL'si Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı, geri kalanı ise Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü ve Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü'nce karşılanmıştır.

Donanım ve teknoloji açısından Avrupa'nın en modern tesislerinden ve ülkemizdeki en modern ve teknolojik kapalı devre araştırma sistemi olan Kerevit Kuluçkahanesi iki ayrı modülden oluşmaktadır. İki sistem istendiğinde birbirinden bağımsız çalışma özelliğine sahip olup her iki ünitede farklı su özellikleri oluşturabilmektedir. Bir sistemde sıcak su balıkları ve kerevit üretilebilirken, diğer sistemde alabalık gibi soğuk su balıkları da üretilebilecektir.

Sistem gerek görüldüğünde açık sistem olarak da çalışabilme özelliğine sahip olarak tasarlanmış olup, sistemin üretim ekipman kapasitesi yaklaşık 190 ton ve su kapasitesi ise 14 Lt/s'tir.

Kerevit (tatlısu istakozu) ülkemiz iç sularında doğal olarak yayılış gösteren ve ekonomik değeri yüksek olan önemli bir ihraç ürünümüzdür. Ülkemizde ilk defa Marmara Bölgesi'ndeki Uluabat ve Manyas göllerinde, 1960'lı yıllarda avlanarak ihraç edilmeye başlanmıştır. Artan taleplerle diğer göllerimizde de avcılığı başlamış olup, başta Eğirdir, Işıklı, Beyşehir, Akşehir, Eber ve Hotamış gölleri olmak üzere bütün rezervuarlarımızdan avlanarak, ihraç edilmiştir. Ancak, 1985 yılında ortaya çıkan “Kerevit Vebası” hastalığı, bilinçsiz avcılık ve diğer nedenlerden dolayı 1984 yılında 8.000 ton civarında olan kerevit üretimi 2013 yılında 532 tona kadar düşmüş ve stoklarımız bitme tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. Bu nedenle Avrupa'nın giderek artan talepleri karşılanamaz hale gelmiş, stokların takviye edilmesi ya da göllerin yeniden çeşitlendirme gibi ihtiyaçlardan dolayı kerevit yetiştiriliciliği önem kazanmaya başlamıştır.

Faaliyetine başlayacak olan kerevit kuluçkahanesi ile sağlıklı kerevit yavru üretimine başlanarak azalan doğal stokların takviye edilmesi ve göllerin kerevitle çeşitlendirmesi sağlanabilecektir.

Bu AR-GE merkezi ile kerevit, aynı zamanda diğer iç su türlerimizle ilgili daha detaylı yetiştiricilik ve hastalıkla mücadele çalışmaları gerçekleştirilebilecektir”.

 

Bu haber 831 kez okunmuştur.
  Yükleniyor...